7kule tarafından yazıldı.
Gösterim: 4534
Yazdır

Hamamlar halkın yıkanma ihtiyacını karşılayan yapılardır. Genellikle hayır kurumlarına ve camilere gelir sağlamak amacıyla yapılmışlardır. Bir kısmı külliyelerin içinde yer alan hamamların bazıları ise bağımsız yapılar olarak inşa edilmişlerdir. Erkekler ve kadınlar için ayrı bölümleri olanlara "çifte hamam", sadece erkekler veya kadınlar için olanlara ise "tek hamam" adı verilir.



Roma ve Bizans dönemlerinde de var olan hamamlar, İstanbul'a özgü yapılardır. Aynı zamanda kent kültürünün de önemli parçalarıdır. Eskiden beri İstanbul'a gelen yabancıların ilgisini çok çeken hamamlar hem mimari açıdan, hem de adetleri ve işlevi bakımından orijinaldir. Osmanlı döneminde hamamlar banyo yapılan bir yer olmanın dışında, aynı zamanda bir eğlence mekanıdır. Düğün, bayram gibi özel günlerde topluca gidilen hamamlarda çeşitli törenler belirli adetlere göre yapılırdı. Aynca bunun dışında kadınlar, hamama komşularıyla birlikte önceden anlaşarak topluca giderler ve bütün günü orada eğlence ile geçirirlerdi.

Hamamlar günümüzde kent kültürü içindeki bu özel konumlarını kaybetmiş olmakla birlikte, hala özellikle turistler için ilgi çekici olmaya devam etmektedirler.

CAĞALOĞLU HAMAMI

Cağaloğlu'n da Yerebatan Caddesi'nin sağ yanıda yer alır. Sultan I. Mahmud tarafından Ayasofya Cami’ne gelir sağlamak amacıyla 1741 yılında inşa ettirilmiştir, mimarı bilinmemektedir.Cağaloğlu Hamamı kadınlar ve erkekler için ayrı kısımları olan bir çifte hamamdır. İçinde kullanılan Barok üslup ve klasik Osmanlı hamam mimarisinde olmayan yenliklerin yanı sıra, Sultan III. Mustafatarafından şehrin artan su ve odun ihtiyacı nedeniyle 1768'de büyük hamam yapılmasının yasaklanmasından önce inşa edilen son büyük hamam olması nedeniyle önem taşır.

ÇARDAKLI HAMAM

Kadırga'da Küçük Ayasofya Camii yakınında yeralır. Hamam, Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1503'te yaptınlmıştır. Kitabesinin altında bir Bizans levhasının bulunması ve sıcaklık kısmının hiçbir Osmanlı hamamına uymayan biçimi Çardaklı Hamamı'nın Bizans dönemiyle ilişkilendirilmesine neden olmuştur.

Ortada geçidin üstündeki eyvan, bir balkon biçiminde sıcaklığa açılır. Bu balkonun çardağı andırması nedeniyle yapıya Çardaklı Hamamı denilmiştir.

ÇEMBERLİTAŞ HAMAMI

Çemberlitaş'ta Divanyolu üzerinde, Çemberlitaş anıtı civannda yeralır. Sultan III. Murad'ın annesi Nurbanu Sultan tarafından, Üsküdar'daki Atik Valide Camii ve Külliyesi'ne gelir temin etmek maksadıyla 1584'te yaptınlmıştır. Hamamın mimarı Mimar Sinan'dır.

Hamam, kadınlar ve erkekler için ayrı kısımları olan bir çifte hamam olarak yapılmış, fakat Sultan Abdülaziz döneminde (1861- 1876) yapılan yol genişletme çalışmaları esnasında kadınlar bölümünün bir kısmı yıkılmıştır. Bu nedenle günümüzde sadece erkek bölümü faaldir. Çemberlitaş Hamamı özellikle içindeki

ESKİ HAMAM

Üsküdar'da Doğancılar Caddesi ile Uncular Caddesi'nin kesiştiği yerde Darı Sokağı'nın başlangıcındadır. Kim tarafından yaptınldığı ve yapım yılı bilinmemekte, fakat 15. yüzyıldan kalma olduğuna dair bazı deliller bulunmaktadır.

Şifa Hamamı olarak da isimlendirilen bu hamam bir çifte hamam olarak yapılmıştır ve şu an her iki bölümü de faaldir. Üsküdar'daki en eski hamam olmasına rağmen, günümüze kadar orijinal halini muhafaza edebilmiştir.

GALATASARAY HAMAMI

Galatasaray'da, Kuloğlu Mahallesi'nde Turnacıbaşı Sokağı ile Çapanoğlu Sokağı'nın kavşağında yer alır. 1715 yılında halka açık bir çarşı hamamı olarak inşa edilmiştir. Klasik Türk hamam mimarisiyle yapılmıştır. 1965 yılında geçirdiği tadilatta tasarımının ana hatları korunmuş, fakat mimari ayrıntılar ve iç aksam yenilenerek özgünlüğünü yitirmiştir. Aslında tek hamam olarak inşa edilmiş bu yapıya, 1965'de yapılan tadilatta küçük bir kadınlar bölümü de eklenmiştir.

Bakımlı bir durumda günümüze ulaşan hamam, halen faaliyetini sürdürmekte, yerli müşterilerin yanısıra yabancı turistlere de hizmet vermektedir.


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile